English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

4 Ocak 2012 Çarşamba

Ben Çitlenbik Ağacı Olsam


Ben Çitlenbik Ağacı Olsam

Ben çitlenbik ağacı olsam, sen, dallarımda gezinen bir çocuk…

Ben çocuk olsam, sen, zihnimde uçuşan bin bir sual…

Ben gece olsam, sen, karanlıklarımı yırtan bir güneş…

Ben pınar olsam, sen, su arayan bir yolcu…

Ben ağaç olsam, sen, ona dolanmış bir sarmaşık…
Ben kıyı olsam, sen, ona çarpan bir dalga…
Ben dalga olsam, sen, dudak sürdüğüm bir kıyı…

Ben kaval olsam, sen, onu üfleyen bir çoban…

Ben ay olsam, sen, onunla halleşen bir sevdalı…
Ben yol olsam, sen, gönlüm gibi, evi köyü kaybetmiş bir yolcu…
Ben gözyaşı olsam, sen, onu silen bir aşık…

Ben türkü olsam, sen, onu çağıran bir dudak…


Ben şarap olsam, sen, içtikçe içen bir sarhoş…


Ben sarhoş olsam, sen, haşrederek içtiğim bir şarap…


Ben rüya olsam, sen, onunla sabahlayan bir şeyda…


Ben ateş olsam, sen, onu yelpazeleyen bir el…


Ben tılsım olsam sen, onu saklayan gizli hazine…


Ben göz olsam, sen de onun bebeği…


Ben kalp olsam, sen de onun hayatı…


Ben nokta olsam, sen, onda gizlenmiş kainat…


Ben kainat olsam, sen, onun ruhu olan tek nokta…


Ben asırlardan asıra geçmiş bir miras olsam, sen, her devirde ona sahip çıkan 

mal sahibi…


Ya sen ne olsan, ey varı yoku, olmuşu olacağı, ala ve esfeli avuçlarında 

gördüğüm Rabbim? Bana sorarlarsa sen ağaçtan: ¨İnni en’allah!¨ diyen ses…

Ben de, korku ve dehşete düşmüş bir Musa…

Samiha Ayverdi/Dile Gelen Taş'tan


0 yorum:

Yorum Gönder